#teknoloji

Yeni Medya Düzeninde Gizlilik

By 24 Mart 2012 No Comments

2004 yılında kurulan ve 2007 civarlarında Türkiye’de ismi duyulmaya başlayan Facebook’un şu an 31 milyon Türkiye’den üye bulunmakta. Bu rakam ülke nufüsunun %40’ı anlamına geliyor. Ayrıca dünya sıralamasında da Facebook’ta en çok üyesi olan 6. ülkeyiz. Twitter’da da giderek artan bir popülasyonumuzun olduğu şüphe götürmez bir gerçek…

Kişisel kanatim internette gizlilik konuşulacaksa bunu “Facebook’tan önce” ve “Facebook’tan sonra” diye ayırmamız şart. Zira Facebook’tan önce insanlar bırakın özgeçmişlerini bir yerlere yazmayı, ad soyadlarını bile yazmaktan çekiniyorlardı.
Ne zaman ki Facebook’ta ad soyad kullanma zorunluluğu geldi, “nickname” kavramı bitti.

Ancak… Hemen her konuda olduğumuz gibi internette gizlilik konusunda da gereğinden biraz fazla ileri gittik. Öyle ki artık yeni birisiyle tanıştığımızda ilk yaptığımız şeylerden biri Facebook profiline bakıp, “kişiyi tanımak” oldu.
Kişinin en çok gittiği yerleri görmek için Foursquare, hangi müzikleri dinlediğini öğrenmek için last.fm (bu aralar popüleritesi giderek düşse de…) gibi onlarca seçeneğimiz mevcut.

Yapılan son araştırmalar iş görüşmelerinde insan kaynaklarının işe başlayacak personelinin sosyal medya profillerini incelediği ve işe alım süreçlerinde değerlendirildiği söyleniyor.
(Her ne kadar Türkiye’deki hiçbir İK sorumlusu tarafından bu durumu sorduğumda “evet, bakıyoruz” cevabını almamış olsam da, ben araştırmaların yalancısıyım.)

Peki; hayatımızın bu kadar içerisinde olan bu sosyal medya diğer adıyla yeni medya araçlarında gizliliğimizi nasıl koruyacağız?

Herkese Açık Profiller
Yolda yürürken birisi size eve adresinizi sorsa söyler misiniz? “Elbette hayır” değil mi?
Peki, ev adresinizi koordinatlarıyla yazdığınız Foursquare’de herkesin arkadaşlık isteğini kabul etmekle yolda yürüyen kişiye ev adresinizi söylemek arasında ne fark var? Elbette fark yok. Ya da Facebook’ta profil sayfanız herkese açıksa veya her arkadaşlık isteği göndereni kabul ediyorsanız, paylaşımlarınızı da bu doğrultuda kısıtlamalı veya Facebook’un bu gibi durumlara özel sağladığı arkadaş grupları özelliğini kullanmalısınız.

Şifreler, Parolalar
Çevrenizde üniversitenin bilgisayar bölümlerinde okuyan veya bilgisayardan iyi derecede anlayan varsa bu söylemden bıkmış olabilirsiniz; ancak neredeyse tüm hayatınızı paylaştığınız sosyal medya sitelerine verdiğiniz parolalar artık son derece ÖNEMLİ. Doğum tarihiniz, 123456 gibi sıralı rakamlar ya da İstanbul’un kurtuluşu gibi parolalar kullanmaktan bir an önce vazgeçin. Ve parolalarınızı belirli periyotlarda değiştirin.

Her Şeyi Paylaşmayın
Cep telefonu numaranız, TC kimlik numaranız, kredi kartı veya banka bilgileriniz gibi bilgileriniz size özeldir. Bunları asla ama asla hiçbir şekilde internette paylaşmayın.
Son zamanlarda bankalar adına Twitter hesabı açıp, “banka hesabınızda bir sorun var, güvenliğiniz için hesap bilgilerinizi bize iletmeniz gerekiyor” gibi iletiler alırsanız, sakın ola ki kulak asmayın. Hiçbir banka ne sosyal medya üzerinden ne de cep telefonu/sms ile sizden şifrenizi istemez.

Gizlilik Politikaları
Hepimiz Google’ı ister istemez bir şekilde kullanıyoruz. İster arama motoru olsun, ister e-postalarınız için olsun isterseniz de diğer servisleri olsun. Peki kaçımız Google’ın 1 Mart’ta (24 gün önce) güncellediği Gizlilik Politikası‘na bir göz gezdirdik?
Bir bilişim hukukçusu, bir avukat edasıyla madde madde okuyun demiyorum. Göz gezdirin ve haklarınızı mutlaka bilin.

Leave a Reply