"Enter"a basıp içeriğe geçin

Son Kullanıcıya Özgür Yazılım Anlatmak…

Uzun zamandır üzerinde düşündüğüm bir durum…
2002 yılında Ümit Bozkır’la birlikte adımını attığım Linux Kullanıcıları Derneği’nde yüzlerce belki binlerce insana GNU/Linux’u, özgür yazılımı ve açık kaynak kod felsefelerini anlattım.

Linux’un son kullanıcı bazındaki iddiası maalesef son zamanlarda çok düştü. Bunu herhangi bir araştırmaya dayanarak değil, kişisel gözlemlerimle ülkemizdeki duruma bakarak söylüyorum – umarım yanılıyorumdur.

Kullanım oranı, hakkında konuşulanlar, Linux Kullanıcıları Derneği’nin aktifliğinin düşüşü… Bunları da göz önünde bulundurduğumuzda sanki pek haksız bir teorim yok. Lakin şimdi arkama dönüp baktığımda “neyi yanlış yaptık?” sorusu aylardır aklımda…
Biz (taşı kendime atıyorum, aslında ben) insanlara neyi yanlış aktardık?
Bir özeleştirim; LKD Stant Çalışma Grubu üzerine zaten… Grubu kurduktan sonra arkamızdan gelen gönüllü insanları yeteri kadar eğitemedik. Suç sadece bizde değil belki, o günlerden bugüne sektörde de çok değişimler oldu fakat Nazım Usta’nın şiirindeki son cümleyi ben kendi üstüme alıyorum; “kabahatın çoğu senin, canım kardeşim!”
Evet, benim.

Aylardır aklımı kurcalayan konuyu yazıya dökmemi sağlayan Medium’da “Son Kullanıcı Açısından Özgür Yazılımın Önemsizliği” başlığında bir yazı yazan Okan Akıncı oldu.

2008 yılında özgür yazılıma geçiş yaptığını söyleyen Akıncı, “Pek çok bilgisayar kullanıcısı yazılım lisanslarıyla ilgilenmiyor. Onların ilgilendiği şey, bilgisayarın sorunsuz çalışması, yazılımın işleri kolaylaştırması, gündelik işlerini rahatlıkla halletmektir ve tabii ki güvenlik.” diyor.
Görüşlerine saygı duymakla birlikte yazısına katılmıyorum. Hatta özgür yazılım felsefesini yeteri kadar anlamadığını düşünüyorum. Zira özgür yazılım yalnızca yazılım geliştiricileri için değildir.

Hayatında kod görmemiş, bilgisayarla ilişkisi o zamanlar için Solitaire olan (daha o zamanlar Facebook ya da akıllı telefonlardaki Candy Crash yok) insanlara “bu açık kaynak kodlu, isterseniz kodu açıp yazılımı değiştirebilirsiniz” demek yerine daha çok özgürlüğünden ve kapalı kaynak kodlu yazılımlara kıyasla çok daha güvenli olduğundan dem vurabilirdim. Çünkü son kullanıcıların öncelikle bunu bilmeleri gerekiyor. Son kullanıcı da bilgisayarında kişisel mahremiyetini koruması gerektiğinin bilincinde olmalı. Bilgisayarın yalnızca “çalışıyor” olması yetmez, bunu nasıl ve hangi araçlarla yapabileceğini bilmeli.

Bugün web sitesi denildiğinde akla ilk olarak WordPress geliyorsa bunun sebebi WordPress’in sadece ücretsiz bir yazılım olması değildir. (İnternetteki web sitelerinin 3’de 1’i WordPress altyapısında çalışıyor.) Bunun sebebi özgür bir yazılım olmasından yola çıkarak arkasındaki güçtür.

Teknoloji değişiyor. Günden güne işler aslında bizim lehimize…
Bulut bilişim sayesinde artık çoğumuz bilgisayar değil, sadece bir internet tarayıcısı kullanıyoruz.
Birey veya kurumların hizmet aldıkları çoğu servis SaaS (ing. software as a service) olarak sunuluyor.
Üstüne üstlük bu servislerin çoğu hali hazırda özgür yazılım araçlarıyla alt yapılarını sağlıyor.

Bu değişimi kullanmak bizim elimizde.

(Yakında bu konuyla ilgili bir girişimimimizin haberini alabilirsiniz…)

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.