Yeni Bir Popülizm Akımı: RedHack

on

Redhack (ya da diğer isimleriyle Kızıl Hackerlar), bir süredir devletin ve AK Parti’nin resmi web sitelerini hackleyerek Türkiye gündeminde kendisine oldukça yer bulan bir hacker grubu.
Söz konusu grup, 1997 yılında o zamanlar nicki MaNYaK olup, grubun adının duyulmasıyla birlikte “Şirin Baba” olarak değiştiren birisi tarafından kurulmuş.
Yanlış hatırlamıyorsam geçtiğimiz sene 2 Temmuz’da Sivas Katliamı’nın yıldönümü dolayısıyla Adnan Oktar’ın web sitesini hacklemesiyle ismini duyuran RedHack, o günden sonra bir çok medya organında haber oldu, ve ropörtaj verdi. İsimlerini yaptıklarını sanal eylemlerle duyurmaya devam ettiler. Gündemi takip ettiler; KPSS öncesi ÖSYM’nin internet sitesini, bir dava sonucu sonrasında ise Yargıtay’ın internet sitesini hacklediler.
RedHack popülizmi ve sosyalist tavrı üzerine…
Öncelikle popülizm ne demek, ona bir bakalım… TDK’ya göre popülizm; “politik durumu dramatize ederek halkın ilgisini uyandırmak amacıyla yapılan politika” anlamına gelmekte. Tıpkı bu gün RedHack’in adeta tribünlere oynayıp “halk bunu istiyor” diyerek, devletin resmi sitelerini hacklediğini söylemesi* gibi…
Tıpkı popülist hareketlerin liderlerinin (Bkz. “mazot 1 lira olacak” sloganıyla Cem Uzan.) çoğunlukla büyük şirketlerin ya da hükümetlerin gücüne karşı koyacaklarını, “yozlaşmış” seçkinleri temizleyeceklerini ve “önceliği halka” vereceklerini söylemeleri gibi…
RedHack grubu, web sitelerinde ve verdikleri ropörtajlarda kendilerini marksist ve sosyalist bir hacker grubu olarak tanıyor. Ancak yaptıklarıyla söyledikleri arasında farklar mevcut.
Gerçekleştirdikleri eylemlerinde sürekli olarak AK Parti düşmanlığı ve Gülen Cemaati yanlısı web sitelerini hacklemek yer alıyor. Hepimizin bildiği üzere Türkiye son yıllarda giderek artan bir gruplaşma içerisinde. RedHack grubu da yaptığı eylemlerinde nefret söylemini körüklemekte ve gruplaşmayı ulusalcı bir tavırla arttırmaktadır. Bu durum kendilerini sosyalist olarak tanımlayan bir grup için sosyalistlerden daha çok ulusalcı ve kemalist kesim tarafından destek görmektedir.
Grubun sürekli olarak “bunlar cemaatçi” diyerek hedef göstermesi ve insanları kutuplaşmaya sürükleyerek nefret söylemini arttırmasının sosyalizme katacağı değeri doğrusu merak ediyorum… Zira kişinin sempatisi olduğu ideoloji üzerinden suç unsuru oluşturmak yerine o ideolojinin yanlışları ve hataları üzerinden gidilmesi gerekmektedir.
Bir diğer dikkatimi çeken şey ise; marksist ve sosyalist lafını dillerinden düşürmeyen bir grup için gerçekleştirdikleri eylemlerin anaakım medyada fazlasıyla yer alıyor olması. Buna en iyi örnek olarak Twitter’da kullanmakta oldukları hesabın söylentiye göre Twitter tarafından kapatılması ve açtıkları yeni hesabın anaakım medyada haber olması gösterilebilir. Bildiğiniz gibi sosyalist gruplar için en önemli olgulardan biri arkalarında halk desteğinin olmasıdır. Günümüzde “yandaş medya” olarak adlandırılan medya organlarıyla aralarındaki bağın bu kadar kuvvetli olması da ayrı bir soru işareti.
Diğer bir nokta RedHack’in eylemlerinin başarısı…
Başarı, elbette göreceli bir kavramdır. Bu konuda iki görüş söz konusu; İlki, grubun eylemleriyle zaten bilişim güvenliği konusunda oldukça zayıf olan devletin bu açıklarını kullanarak devletin itibarını zedelemesi ve halkın gözünde RedHack’in hükümete kafa tutabilen bir grup olması.
Ancak diğer yandan yapılan sanal eylemlerin gerçek dünyaya herhangi bir yansımasının olmaması.
* Hacklediğini söylemesi gibi; zira grubun yaptığı eylemlerin bir çoğu (Dış İşleri Bakanlığı dosya upload sitesini hacklemeleri gibi eylemlerini bu kategori dışında tutuyorum.) DDOS saldırısıdır. DDOS saldırısının teknik detaylarına burada girmeyeceğim. Ama Ekşi Sözlük’ten groundctrl “teyzeye anlatır gibi” çok güzel anlatmış;
“Şimdi teyzecim bi market sana bozuk süt sattı, sen de gıcık oldun diyelim. Gidiyosun bütün akrabalarını konu komşuyu, eşi dostu, cocukları topluyorsun, onlar da kendi akrabalarını alıp geliyor markete, sonra içeri dalıyorsunuz, hepiniz rastgele bi ürün alıyosunuz elinize, aynı anda hurraa diye kasalara hücum ediyosunuz. Böylece kasalar felç oluyor, market satış yapamıyor çünkü tam ödeme yapacakken vazgeçip içeri başka ürün almaya gidiyosunuz. İşte buna ddos saldırısı deniyor.”
Not: Yaptıkları eylemlerin gereksiz vs. olduğunu asla düşünmüyorum. Bir konuda tepki verilecekse günümüzde bunun bir yolu da internettir. Ancak ortada bir amaç ve hedef varsa buna en doğru yoldan gidilmesi taraftarıyım.
Not 2: Yazı boyunca hack ve hacker kelimelerini bilerek yanlış anlamlarıyla kullandım. Hack/hacking kelimelerinin asıl anlamı en kaba tabirle; bir sistemin (illa ki bilgisayar sistemi olması gerekmiyor) güvenlik açıklarını bulmaktır. Bu işlemi yapan kişiye de “hacker” denir. Bir hacker, asla bir sisteme zarar vermez. En fazla sistem sahibine açık hakkında bilgi verir. Yani Hollywood filmlerindeki gibi CIA, FBI ve Merkez Bankası gibi sistemleri 30-40 saniyelerde kırıp, paraları çalıp yanında güzel sarışın bir kızla tekneyle olay yerinden uzaklaşmak değildir :)
Bu güvenlik açıklarını kötü amaçlı şekillerde kullanma işlemine ise “crack”, bu işlemi yapan kişiye de “cracker” denir. Bu terim günümüzde ne yazık ki yalnızca orjinal olmayan Windows programlarında kullanılan bir tabir olarak kaldı…
http://www.herdildeherrenkteisyan.org/makale/arda-cetin/yeni-bir-populizm-akimi-redhack/171.html

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.