"Enter"a basıp içeriğe geçin

Kategori: #sektörel

Girişimci Bireyler vs Belediyeler

Girişimcilik ekosistemi ve kültürü ülkemize yeni yeni ayağa kalkıyor. Girişimcilik kültürünü yaşayarak öğreniyoruz, uyguluyoruz ve aradan bazı girişimler diğerlerinden sıyrılarak başarılı oluyor.

Bitaksi, bu girişimlerden bir tanesi. Türkiye’de zoru başardı. En az iki yıl boyunca taksicilerle uğraştı. Kullandıkları en büyük teknoloji “Bas Konuş” olan şöförlere akıllı telefon hediye ederek, onları teknolojiyle entegre etti. Tüketicinin taksi çağırmaktan anladığı sadece en yakınındaki durağı aramak iken milyonlarca liralık reklamıyla uygulama üzerinden taksi çağırabilme diye bir şey olduğunu gösterdi. Tüketici tarafında böyle bir ihtiyaç yokken bir ihtiyaç doğurdu. Ülkemizde UBER’in kullanım oranları oldukça düşükken apayrı bir pazar oluşturdu ve tüketicilerden bir talep yarattı. Artık gerek taksi şöförleri gerekse tüketiciler Bitaksi’den oldukça memnun hale geldi.

Bugün ne oldu? İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İSBAK A.Ş. tarafından geliştirdiği iTaksi isminde bir girişim duyurdu. Tabii ki arkasındaki milyon liralık büyükşehir bütçesi, İSBAK A.Ş. ve İSPARK A.Ş. desteğini de beraberinde getirdi. Bitaksi, taksicilere sistemi, teknolojisini ve faydalarını yıllarca anlatadursun, şu an iTaksi’nin logosunu (daha son kullanıcıya ulaşmadan) yollardaki binlerce taksinin arka kapısında görebiliyoruz.

Friksiyonomi ve sonrası…

Hangi sektörde çalıştığınızın bir önemi yok; artık hız ile yarışıyoruz. Ürün teslimatından tutun da, verdiğimiz hizmete hatta kişisel hayatımızda gönderdiğimiz mesaja kadar. WhatsApp’ta gönderdiğimiz bir mesajın mavi tıklarının yanmasını sanki dünyanın sonu gelecekmiş gibi bir hızda bekliyoruz.

Instagram’a yüklediğimiz bir fotoğrafın bir an önce takipçilerimizle buluşmasını istiyoruz. Birisini aradığımızda telefon düşmediğinde sinirleniyor, anında farklı yollardan o kişiye ulaşmaya çalışıyoruz.
Biz bu hız dünyasında yaşarken; hayatımızdaki friksiyonların farkında mıyız peki? Öyle ki; bizi adeta biz yapan friksiyonlar bunlar.

Başarılı bir proje için ipuçları: Planlayın, planlayın, sonra tekrar planlayın

Dijital durumlardaki proje yönetimi, bir projeyi sunmak için kaynakların ve süreçlerin planlanması, organizasyonun yapılması ve motivasyonun tam olarak sağlanmasıdır. Başarılı bir proje teslimi için planlama, başarı üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Bir projenin veya sürecin başlangıcında yeteri zamanı vermemiş olsanız dahi, etkin bir şekilde planlayabildiğiniz ölçüde – sağlam bir yaklaşım, dokümantasyon, kaynak planlama ve kısa raporlar hazırlayarak – projenin başarılı olmasını doğrudan etkileyecektir. İş yapış şekliniz ne kadar iyi olursa olsun, projeyi düzgün bir şekilde planlamadıysanız projeniz başarılı olamaz.

Şüphesiz, proje başarısızlığının en büyük nedeni,  planlamanın düzgün yapılmamış olmasıdır. Amerikalı yazar, bilim insanı, ve siyasetçi Benjamin Franklin’in bilge sözlerindeki gibi;

“Hazırlanmakta başarısızsan, başarısız olmaya hazırlan.” – Benjamin Franklin.

Dijital Dönüşüm Bilmecesi

Milyar yıllık Dünya tarihinin 15 bin yıllık olduğu söylenen insanlık tarihini yaşıyoruz. Yuval Noah Harari’nin çok satan Hayvanlardan Tanrılara – Sapiens’in (Sapiens: A Brief History of Humankind) şahsen merakla beklediğim yeni kitabı Homo Deus’a (A Brief History of Tomorrow) göre ise binlerce yıllık insanlık tarihinin bir çok noktada “en olumlu” dönemini yaşıyoruz. Harari’ye göre insanlık tarihi boyunca savaşın en az olduğu, hastalıkların azaldığı, hatta hastalıktan ölen insan sayısının intihar eden insan sayısından daha az olduğu bir dönemdeyiz. Kanser, AIDS gibi hastalıklarla mücadelemiz sürüyor olsa da “daha az” olma sebebi kuşkusuz teknoloji.
Hepinizin bildiği üzere; biyomedikal teknolojisi ve bilgi ve iletişim teknolojileri her geçen gün gelişmekte. Bu gelişim insanlık tarihini de değiştiriyor. Bilgi ve iletişim teknolojilerinin gelişimi günlük hayatımızı da şekillendiriyor. Dijital bir devrim yaşadığımız günümüzde artık dijital ile iç içe yaşıyoruz. Bu durum günlük hayatımızı değiştirdiği gibi şirketleri, sektörleri, şirketletin rekabetini, müşterinin elini güçlendirmesini de sağlıyor. Markaların online itibarlarının önem kazanması şirketlerin dijital dünyada hızlı bir dönüşüme ayak uydurması ve son 1-2 senedir adını sıkça duyduğumuz “dijital dönüşüm” sürecini de başlatmak zorunda kalıyor.

Neredeyse 200 yıldır, Sanayi Devrimi‘nden bu yana insanların işlerini makinelere kaybetmekten korktuğunu ifade eden Sapiens ve Homo Deus kitaplarının yazarı Harari’ye göre; kitapta yakın gelecekte yapay zekanın insanların işlerini yapmaya başlamasıyla amaçsız ve işe yaramaz bir insan topluluğu oluşacağı belirtiliyor. Harari bu durumun beklenenden daha çabuk gerçekleşeceğini ve devlet yöneticilerinin bu alanda somut adımlar atması gerektiğini savunuyor.

Üniversitelerdeki Yazılım Geliştirme ve Lisanslamaları Araştırması

“Üniversitelerdeki Yazılım Geliştirme ve Lisanslamaları Araştırması” konulu bu çalışma üniversitelerimizin Bilgi İşlem Daire Başkanlıklarına bağlı yazılım ekiplerinde geliştirilen (Öğrenci Bilgi Sistemi, Personel, Bilgi Sistemi, Akademi…

Bilişim Sektöründe Kariyer

P133 bilgisayarımla bilgisayar dünyasına giriş yapmam ve Windows 98’in ardından Redhat Linux ile GNU/Linux dünyasıyla tanışmamla devam eden 2000’li yıllardaki bilişim sektörüyle bugün arasında kariyer anlamında açıkcası çok büyük değişiklikler yok. Sektörde ise benim gözlemlediğim en büyük değişiklik okul seviyesinde. Önceden meslek liselerinden mezun olup, bu sektörde olan nice bilgi ve tecrübe dolu insanla tanışırken, artık her sene (üniversite tercih zamanlarında) karşıma gelen bilgisayar ile ilgili meslek liselerin alanlarından mezun gençlerin bilgisayar bilgisi annemin Facebook bilgisinden hallice. Maalesef!

Üniversite sınavlarını da geçip, herhangi bir bölümden bir şekilde mezun oldunuz diyelim. Ve hâlâ bilişim sektöründe çalışmaya kararlısınız. O halde buradan buyrun;