"Enter"a basıp içeriğe geçin

Bilişim Sektörü ve Örgütlenme (1)

Teknolojinin günden güne gelişmesi ile birlikte üçüncü dalga olarak adlandırılan bilgi çağı bildiğiniz gibi tüm dünyada yayılmaktadır. Ancak! Bu bilgi çağını geliştiren, yenileyen ve son kullanıcının hizmetine sunan bilgi ve iletişim sektörü çalışanları için aynı gelişimden söz etmemiz mümkün değildir.
Geçtiğimiz aylarda IBM Türk şirketindeki grev ve sendikalaşma hareketiyle birlikte Türk bilişim sektöründe bir sendikal hareketlenme başlatılmış oldu.
Bu harekete kadar bilişim sektörü çalışanlarının benzeri bir grev ya da sendika kurma girişimleri söz konusu değildi. Bunun en temel sebebi yine bilişim çalışanlarının kendisinden kaynaklanmaktadır. Zira; plaza ve/veya benzeri ortamlarda çalışmalarından ötürü, insanın en temel içgüdülerinden biri olan gösteriş, ego tatmini gibi davranışlar had safhadadır.

Sektör içerisinde bu tip kişisel sorunlar yaşanırken bir diğer tarafta bazı bilişim çalışanları tüm zorluklara rağmen sendikalaşma yolunda adımlar atmaya başladılar. 1 Mayıs 2010’da, LKD ile birlikte Taksim Meydanı’na yürüyüş düzenleyen BİTDER (Bilişim ve İletişim Emekçileri Derneği), 19 Mayıs 2010’da ilk genel kurulunu yaparak yasal bir dernek olma yoluna gitmişti. (Daha sonrasında genel kurulda yaşanan kimi cambazlıklar yüzünden genel kurul iptal edildi ve Haziran 2010’da derneğin feshine kadar gelindi.)
Başta BİTDER olmak üzere sektörün genel problemleri arasında yer alan sendikalaşamamanın bir diğer sebebi de, sektörde çalışan emekçilerin, aynı sektörde çalışmaları dışında hiç bir ortak noktaları bulunmaması ve bu sebeble sendika olamamaları. Zira sektörde ilkokul mezunundan doktora yapanına kadar, herhangi bir odaya bağlı olmaksızın çalışan binlerce hatta milyonlarca insan bulunmakta.

Bu durumun sebebi insanların halen “emekçi” kelimesinin anlam ve önemini bilmemelerinden kaynaklanıyor. İşçi ve emekçiyi yalnızca “fabrikada çalışan kişi” olarak tanımladıklarından ötürü başta 1 Mayıs olmak üzere benzeri dayanışma günlerinde ve etkinliklerinde yer almaktan kaçınıyorlar.
Yine bir bilişim derneği olan Linux Kullanıcıları Derneği üyeleriyle 1 Mayıs 2010’u “Emek ve Dayanışma Günü” maksadıyla kutlamak amaçlı LKD üye e-posta listesine bir duyuru gönderdiğimizde de benzer cevaplarla karşılaştığım olmuştur.
Her ne kadar takım elbisesiyle, plazada çalışan kişiler de olsa, emeğiyle ve yaptığı işle geçimini sağladığının farkında olan diğer LKD üyeleriyle 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü çok güzel bir şekilde kutlamış, ve diğer örgütlerden farklı olduğumuzu Taksim Meydanı’nda da gösterip, Newsweek Türkiye dergisinin 81. sayısına haber olmuştuk.

(Yazının bir sonraki sayısında BİT-DER’in geçmişteki, bugünkü ve gelecekteki durumuna dair bilgiler/görüşler yer alacaktır.)

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.