"Enter"a basıp içeriğe geçin

Aylar: Ocak 2015

Bir Sızıntı Gazeteciliği Projesi; Karakutu

Sızıntı gazeteciliği kavramı aslında yeni değil. Basın tarihinin başından beri gazeteciliğin asli bir dalı ve basın özgürlüğü kavramının temel yapı taşlarından birini oluşturuyor. Bilginin evrenselliği, sansür altında kalmaması ve insan hakları ihlallerinden bu yana bu durum böyledir. Hiçbir şirketin, hiçbir hükümetin veya halkı ilgilendiren bilgiyi saklama hakkı yoktur, olmamalıdır. Üstelik tarihten günümüze kadar bu durum böyle devam etmiştir; “bilgi” bir şekilde sızmış, kendisini duyurmuştur.

Kaçınılmaz bir diyalektik ise; teknolojinin ve internetin gelişmiyle birlikte bu sızıntının giderek yaygınlaşmasıdır. Günden güne bilgiyi sansürlemek daha imkansız hale gelmiştir. Bu durum bilgiyi kendi tekelinde tutmak isteyen şirketlerin veya halkın daha bilgi sahibi olmasını kendilerine tehdit olarak gören hükümetlerin korkulu rüyası olmaktadır.

Wikileaks, Snowden, Aaron Swartz ve diğerleri…

“İnternet bizi aptal mı yapıyor?”

“Günde kaç saatinizi internette geçiriyorsunuz?” sorusunu cevaplayanınız muhakkak olmuştur.
Son 1-2 yıldır pek anket ve araştırmalara katılmadığımda denk gelmiyorum; umarım kaldırmışlardır. “Günde kaç adet sigara içiyorsunuz?” gibi bir şey sanıyor olmalı bu soruyu anketlere koyan araştırmacılar. Zira artık bilgisayar başında olmasak dahi akıllı telefonlarımızla internet her saniyemizde zaten bizimle birlikte. Ya da biz onunla…

Bu araştırmaların sonucunda psikologlardan “internet bağımlılık yapıyor!” veya “internet insanları aptallaştırıyor!” gibi sonuçlar özellikle geleneksel medyanın en büyük puntolarla yazdığı, manşetler yapmayı çok sevdiği haberler arasında yer alıyor. Bu haberleri görüp, yeni nesil kuşağı halen tanımamış ebeveynler ise bu duruma kaygıyla ve ne yapacaklarını bilmeden telaşlı bir şekilde yaklaşıyorlar.

The New York Times, The Wall Street Journal ve Wired gibi yayınlarda yazılar yazan Nicholas CARR, 2008 yılında The Atlantic dergisi için kaleme aldığı “Google bizi aptal mı yapıyor?” makalesinden sonra “Yüzeysellik: İnternet bizi aptal mı yapıyor?” adlı bir kitap yazdı. Carr, bir çok noktasına ve görüşüne katıldığım, katıldığım için de rahatsız olduğum ancak insan beyni ve nöroloji hakkında derin bilgiler içeren bir kitap yazmış.
Kitabın isminden sakın “günde X saatin üstünde bilgisayar başında geçirenler aptal oluyor, sonrası gerizekalı, öncesi çok akıllı” gibi bir anlam çıkartmayın. İsmi bana son derece popülist gelmesine rağmen içerisinde barındırdığı bilimsel araştırma sonuçlarıyla ve nörolojik tanımlamalarıyla adeta geçmişten günümüze insan beynini yeniden tanımanızı sağlıyor.